Bir yazari anlamanin onun hakkinda bildiklerimizi tekrarlamaktan degil, onu yeniden görmekten gectigini savunup ünlü Rus elestirmeni Sklovski, Tolstoyun hayatini büyük yazar biyografisi klisesinden cikarip, okuru canli, celiskili ve insani bir Tolstoyla karsilastiriyor. Onun hayatina bir anitin önünden bakmak yerine Tolstoya yaklasiyor; gencligine, tutkularina, celiskilerine, inanclarina, öfkelerine ve bitmek bilmeyen hakikat arayisina. Savas ve Baris, Anna Karenina gibi büyük edebiyat mirasinin yaraticisina degil kendisiyle mücadele eden bir insana ve onun bilgeligine egiliyor. Sklovskinin eseri bir hayati dogumdan ölüme siralamak yerine ayrintilarin, anilarin, nesnelerin ve metinlerin izinden ilerliyor. Bazen bir romanina, bazen genclik günlüklerine, bazen de Yasnaya Polyanadaki bir kanepeye bakiyor. Büyük dehanin ailesi, dünyaya dair düsünceleri, sanati ve ahlak anlayisi arasindaki gerilimin incelendigi bu yasamöyküsü Tolstoyun kendi dehasiyla nasil mücadele ettigine dair benzersiz bir portre sunuyor.
Tolstoy üzerine esi benzeri olmayan bir biyografi.
The New Republic