Bir sinifa her gün ayni ögretmen girmez.
Bazen sabirli, bazen yorgun; bazen ne yaptigindan son derece emin, bazen de eve dönerken Acaba bugün dogru mu davrandim diye düsünen biri girer. Cünkü ögretmenlik ders anlatmaktan ve sinifi yönetmekten cok daha fazlasidir. Bir cocugu fark etmek, ne zaman konusup ne zaman susacagini bilmek, sinir koyarken incitmemek, gerektiginde kendi aliskanliklarini da sorgulayabilmektir.
Ögrencilerimle gercek bir duygusal bag kurabiliyor muyum
Otorite kurarken cocuklardan ne kadar uzaklasiyorum
Kalabalik bir sinifta her ögrenciyi ayri ayri görebiliyor muyum
Veli yorumlari beni neden bu kadar etkiliyor
Mesleki olarak nereye gitmek istiyorum
Hatalarim karsisinda kendime adil davraniyor muyum
Meslektaslarimin yorumlarini neden üstüme aliniyorum
Ögretmenlige duydugum hevesi kaybediyor muyum
Metin Özdamarlar ve Oya Dogan, bu kez ögretmenligin aci tatli yanlarina deginiyor ve bu meslegi icra ederken sorulmasi gereken sorularin pesinden gidiyorlar. Cünkü degisim bazen kendimize sormayi unuttugumuz dogru sorulari buldugumuzda baslar.
Sinifta, ögretmenler odasinda, veli görüsmelerinde ve insanin kendi icinde biriken iki yüze yakin soru ve cevaplarindan olusan Ben Kendim, Bizzat Ögretmeni okurken deneyimli bir ögretmen arkadasinizla samimi bir sohbetin icinde gibi hissedeceksiniz.